Evet 1 yıldan fazla oldu değiştireli
13 Mayıs 2013 / 0 yorum
Her aşk yitik başlar
Diriltmek aşığın elinde, uçurmak, doldurmak
Surlar aşktan evvel yıkılır
Aşıklar moloz yığınları arasında
Gözleri bağlı, kulakları tıpalı
Bir süre sarhoşluğu yudumlar
Aşığın eli ıslaktır, yüzü, kolu
Aşkın külleri yağmurla karışık yoğurulur
Aşka elle dudakla fısıltıyla şekil verdikten sonra
Fırına kapatılır, kadının zindanına
Kalbinin bir kaç dokunuş altına
Başına erkek dikilir “çıkmasın bu aşk dışarıya!”
Şimdi kadınım, sıkı sıkı kapa fırını
5 Mayıs 2013 / 7 yorum
Yorgun düştüm hayat denen hasattan
Hasta düştüm, ölümün yollarına düştüm
Gözünden düştüm hasat denen hakikatın
Ateş oldum samanlığa düştüm
Tüm hasatı yaktım
Hakikatte ibret oldum
Hasattan kalan tek hasılat düş külleri ve sahne arkası hasta makyajı
5 Mayıs 2013 / 1 yorum
Tüm notaların sessizliğinde
Gözlerim kapalı, gözlerini çiziyorum
En tanınmış melodilerin gizeminde kokunu buluyorum
Yaprakların birbirini okşadığı safhada
Boynunda bitiveriyorum, nedensiz
Bilincimi bilincine kapatıyorum yıldızların sayılmazlığında
Kaldırımlarımı süsleyen dokunuşların sayıklıyor bizi
Bulantıların yanıltısında seviyorum seni
Farkındalık iliklerime sarkınca güneşimi yaratıyorum
Gün ışığımı artık daha iyi tanıyorum
Açık bir yeterlilik bu aşka bandırılmış bedenlerimizde
Tekrar tekrar seviyorum ışığını
Temellerinde uğultumu saklayan tapınağım, içimdesin artık çıkışlar kapalı
Sen de beni
Sen de beni tapınak ışığım
5 Mayıs 2013 / 3 yorum
Tanrının unuttuğu umutsuzluk makamlarında
Gereksiz başkaldırış vakası imiş
Isyanın ilk başarılı çığlığı ile
Tanrının boğazındaki son kılçık imiş
Tanrının çizdiği zincir ile şeytanı tanrıya düğümlemiş
Ve tanrı benim demiş
14 Ni 2013 / 2 yorum
Mart kadınım o benim
Kediden farklı elbet
Tüy yumağı kusmaz
Banka kuyruğunda hiç kalmaz
Mart kadınım sert kışım acımasız yazım
Bırak elimi düşür beni
Kaldır sonra dizlerime yumul
Göğsümü deş yüzümü yak
Öp sonra, başını yasla göğsüme
Mart gibi ol
Bir sıcak bir soğuk
Doğan bunu istiyor
Benim isteğimse
Yazın serin kışın ılık olsun
Yaptığım yüzsüzlük bilirim
Sen uyurken kanatlarını kestim kaçma diye benim ol diye
Ama sen henüz uçmayı denemedin
Benim ol diye
Kışım ol yazım ol diye
30 Mar 2013 / 2 yorum
Tek ihtiyacım biraz hırpa
Hıyarın tekiyim kanımca
Armuttan az daha uzunca
O halde armutla beni hıyarla
Ya da hıyarla armutla
Ne diyorlardı hırpan mı
Hırpanla hırp beni
Kek için çırp
Renklilerle bir at
Tükür sonra
Ağzında yuvarla ve fırlat usulca
22 Mar 2013 / 0 yorum
Hayal et kadın
Sakallarım tırnaklarınla buluşuyor
Saç diplerim ilgiye şefkate boğuluyor
Hayalet kadın
Etrafımdasın bir şekilde
Öyle bir şekil ki şekilsiz kokusuz biçimsiz
Varlığın ya alet mutluluğuma ya da direk temeli onun
Ha alet ha temel
Mutluluğu hayal et benimle
Hayalet kadın
Ha alet
ha alet
22 Mar 2013 / 3 yorum
Önce zaman terk etti
Terkimden ilk o yudumladı
Sonra saniyeler dakikalar saatler
Günler haftalar aylar
Ve yıllar
Yıllandım zamansız
Yılgınlıktan yudumlamışçasına yıldım yıllardan
Tiryakisi olduğum bacalardan dumanlardan
Tanrıların soluğundan
Soğudum ansızın, güneşten buluttan eften püften makamdan
Sana rastlamadığım her andan
Sana uzaktan sensiz varlıktan seninle olan yokluktan
14 Mar 2013 / 3 yorum
Tanınmak istemiyorum
Bir fahişenin ruju gibi
Bilinmek, gizemini yitirmek
Mahallenin köşe bakkalı olmak
Ya da hitap edilmek:
“Düz git karşına çıkacak”
9 Mar 2013 / 1 yorum / cemden ek
Bereketin ortasında bir boş çukur
Yokluk kuyusu diyorlar ona
Asıl adı hiçin mezarı
“Hiç” diye okunmaz
Önce bakılır hiçe sonra susulur
Hiç diye okunmaz, olduğu için duyulmaz
Görülmez varılmaz dokunulmaz
Olumsuz geniş, içi boş yemiş
“Ya sus bi be amma sıktın”
Terazide yeri çeker yer de hiçe düşer
Öyle bir çukur ki önce beni sonra seni içer
2 Mar 2013 / 3 yorum
Çiş ecel mi ki
Ölüm penisten mi çıkıyor
Böbrekler ölümü mü süzüyor
Neden cami duvarları ölü köpek kokuyor?
1 Mar 2013 / 1 yorum
Yeşil ruhlar cazipleştiriyor batımı
Tamam, önüm kuzey
Sola mı gitmem gerek ölmek için?
Nasıl, nasıl olur?
Aynı yere gelmez miyim?
Anlıyorum, demek ölünce de böyle oluyor.
Yeşil bir ruh olabilcek miyim?
Ne? Her neyi gerçekten istersem mi?
Peki ya tanrı?
Yok mu? Peki ya biz kimiz?
Senin ürünlerin demek ha? Yakalandın!
İç sesim mi?
Nasıl yani benden başkası duyamaz mı seni?
Yazsam bile okuyamaz mı?
Peki bana nasıl inancaklar?
Haklısın, inancak olan zat…
Dur nereye?
İşimiz bitmedi
Öğrencek çok şeyim var
1 Mar 2013 / 2 yorum
Kışlar üşümez mi
Bulutların korktuğu kadar yüksekten
Peki ya sen ?
Üşümez misin
Tek sarımlık uzasam iki yana
Sende kavuşsam kollarıma
Kollarına
İki yanına
1 Mar 2013 / Reblogged from yaramazadam with 5 yorum